Ana içeriğe atla

Eros’la Sezar’ın Trajik Sonu


·    FİFA 2026, yirmidört yıl bekledikten sonra ‘’Biz bitti demeden bitti’’. Bu hezimetin hesabı sorulur mu? Bu bozgundan ders çıkaran olur mu? Iııh!

Ragıp Duran

Erman Toroğlu canlı yayında Türk milli takımının yeni teknik direktörünü açıkladı! "Bizi rezil kepaze ettiniz! Eğer kurtuluş arıyorsanız hemen bunu yapın" - Fotoğraf: 1

Hocam iyi günler. Umarım afiyettesinizdir...

Teşekkürler, iyiyim ama bu sıcaklar beni bayıltıyor. 30 derecenin üstünde bu aralar burası. İnsan gevşiyor, hiç bir şey yapası gelmiyor. Zaten güneş batmadan dışarı çıkmak da pek sağlıklı değil. Önlem olarak günde üç rekat duş alıyorum. İyi geliyor.

Allah kabul etsin hocam. Bu hafta FİFA 2026’yı konuşalım mı?

Bu konuda bir yazı yazdım zaten. Belki okumuşsundur.

Okudum ama yine de deşelim derim. Bundan sonra ne olacak sizce? Bu hezimetin sorumluları hesap verecek mi?

Türkiye’de 24 yıldır hangi hezimetin, hangi olumsuzluğun hesabı soruldu ki FİFA 2026’nın ki sorulsun? İstifa mekanizması zaten uzun süredir yasak. Bu nedenle ben Spor Bakanı, TFF Başkanı ya da Teknik Direktörün  istifasını beklemiyorum. Zaten ilk işaretler de hezimetin ‘’beklenmedik’’ ve ‘’şansızlık’’ olduğunu öne sürüyor. Kader, nasip filan dedi İtalyan antrenör! Federasyon Başkanı kalktı  kendisini eleştirenlere karşı Adalet Bakanından yaptırım uygulamasını talep ediyor. Sallandır iki gazeteci ile üç futbol yorumcusunu bak sonra kimse Federasyon Başkanına karşı bir söz edebilir mi?

Peki ne yapmak lazım?

Etraflı bir bilanço çıkarmakla başlayabiliriz. Bir kere bu turnuva bize kaç milyona mal oldu? Bize diyorum, çünkü harcanan paralar yurttaşların vergisinden çıkıyor. Kalem kalem hangi harcamalar neden yapıldı, bunu bilmek hakkımız. Sonra ABD’ye giden Türk kafilesinde kaç kişi vardı? Bu kişilerin mesleği, uzmanlık alanı neydi? Futbola takıma katkıları neydi?

Hocam tamam da sonuç olarak bu bir futbol turnuvası, Montella hocanın futbolcuların hiç mi sorumluluğu yok?

Haklısın. Spor yazarları ve yorumcuların çoğu işin teknik-taktik kısmını zaten yazdılar. Onlar işin siyasi-ekonomik-kültürel yanına pek girmek istemiyorlar, hem çekiniyor olabilirler hem de belki fikri kapasiteleri yeterli olmayabilir. Türkiye’de her alanda olduğu gibi kurumlara liyakat temelinde atama yapılmıyor. Eş-dost akraba torpili, iktidara siyasi yakınlık, alnı secdeye değmek, pantalonunun diz kısmı ütüsüz olmak, eşinin kapalı olması gibi kriterler o kişinin tahsil, bilgi, yöneticilik tecrübelerinden daha önemli. TÜBİTAK’ın başına Hayvanat Bahçesi Müdürü atamışlardı. Milli Savunma Üniversitesi midir nedir oraya da hayatında askeriye ile ilgili hiç bir bilgi ve deneyimi olmayan ama medyatik bir resmi tarihçiyi rektör yaptılar.Daha sayayım mı?

Yok hocam saymayın. Biz işin futbol kısmında kalalım.

Montella’dan başlayalım. Bu arkadaş daha önce Avrupa’da 6 takımı çalıştırmış. Sonra da Adana Demirspor antrenörlüğü yaptı. 1974 doğumlu imiş. 2011’den bu yana Teknik Direktör olarak bir tek Şampiyonluğu var. Türk Milli takımına çok daha iyi bir antrenör bulunabilirdi herhalde. Montella anladığım kadar yakın çevresinin baskısı altında. Kendi takımında ilk 11’e giremeyenleri, ya da yedek kulübesinde bekleyip son 5 dakikada oyuna girebilenleri seçiyor. Kendi takımlarında öyle üstün başarı göstermemiş oyuncuları da kamp kadrosuna dahil etti.  Sanki gol atmak günah ya da ayıpmış gibi sürekli olarak santrforsuz oyun planı kurguluyor. İlk 11’i yanlış belirlediği gibi, takım 2-0 mağlup iken iki beki çıkarıp iki yeni bek alıyor oyuna.

Peki futbolcuların performansı neden bu kadar alt seviyede kaldı?

Futbolcular ortamdan kaçınılmaz olarak etkileniyor. Yöneticiler ve medya, beklentiyi çok yükseklere çıkarttı. ‘’Gruptan rahat çıkarız, çeyrek  hatta yarı final oynarız’’ diye gaz verdi. TFF başkanı ‘’Kupayı alır geliriz’’ dedi. Artı milliyetçi ve militarist propaganda futbolcularda bir büyüklük kompleksi yarattı. ‘’Biz Türküz, asarız, keseriz, yeriz, mahvederiz’’ haleti ruhiyesine girdiler. Kampta doğru dürüst taktik çalışacaklarına saç ve bıyık stillerine öncelik verenler oldu. Milli takım kampında özellikle bir kulüp başkan adayının  gelip futbolcularla transfer pazarlığı yapması da ortamı bozdu. Bir de iç çekişmeler, prim dedikoduları, Bodrum'da villalar filan takımı gevşetti.  Grupta mali olarak en pahalı takım Türk milli takımı ama bu işlerin parayla dönmediği bir kez daha anlaşıldı.

Tevazu önemli bir özellik. Bilgiyle doğrudan ilgili bir ruh hali, bir karakter niteliği. Sen kendi alanında rakip ya da meslekdaşlarının kimler olduğunu, onların ne tür başarıları olduğunu bilmezsen ve kabul etmezsen kendini hint kumaşı yani matah bir şey sanırsın. Belki doğrudan bağlantısı yok ama sosyal medyada cevher bir cümleye rastladım:  ‘’Ne oldum deme. Ne olacağım, de. Bak Eros Tanrı’ydı şimdi don markası oldu. Sezar kudretli bir imparatordu şimdi salata oldu!’’.

Desenize elimizde kala kala bir iç çamaşırla bir salata kaldı!

Valla bence o iç çamaşırla salata öyle pek parlak ve cazip bir durumda değil.

Haftaya görüşmek üzere hocam.

Eyvallah...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TFF Başkanı Hacıosmanoğlu ve Yönetim Kurulunu Kabul  Etti - TFF Haberleri TFF

(SON/RD)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kürt Siyaseti Rojava ve Bakur’da neden yenildi?

·    Hiç bir yenilgi sadece ve münhasıran dış faktörlerle açıklanamaz. ‘’Süreç’’ Türkiye’de bugün çıkmazda, Rojava saldırı altında. Kürt siyaseti   Türkiye’de ve Suriye’de neleri yap(a)madı? Ragıp Duran   Kamuoyunda özellikle sosyal medyada yoğun, keskin, çok katılımlı, ne yazık ki biraz kaotik ve çoğu zaman ağır hakaretler içeren şiddetli ‘’tartışmalar’’ sürüyor. Kürtlerin önemli bir kesiminde, özellikle gençlerde büyük bir infial var. Öcalan’ın Ankara rejimi ile uzlaşması, DEM yönetiminin somut siyasi gerçeklerden kopuk açıklama ve tutumları ile SDG’nin Kuzey Suriye’de egemenliği altındaki toprakların üçte birinden fazlasını kısa süre içinde Ahmet El Şaraa rejimine kaptırması Kürt dünyasında hayal kırıklığı ve öfke yarattı.   Konu Türkiye’de ‘’Barış’’. ‘’Toplumsal Demokrasi’’     ile başlamışken bugün vardığı aşamada ‘’saç örme’’ ve Bahçeli’ye ‘’Kilim hediye etmeye’’ vardı. Suriye’de ise ‘’Demokratik Konfederalizm’’, ‘’Özyönetim’’, ‘’ekoloji’...

SÜREÇ MUAMMASINDA REJİM NELER KAZANDI? KÜRT TARAFI NELER KAYBETTİ?

Ragıp Duran ·       Bilanço zamanı yaklaşıyor. Projede şeffalık pek yok. Buna rağmen açık kaynaklardaki haber, bilgi, yorum ve duyumları değerlendirerek geçici de olsa bir döküm yapmak mümkün. ‘’Terörsüz Türkiye’’ ya   da ‘’Barış ve Toplumsal Demokrasi’’ adı verilen projenin bugün vardığı aşama itibarıyla bir muhasebesini çıkarmaya çalışalım. Kim ne kazandı? Kim ne kaybetti? sorularına yanıtlar arayalım. Önce rejim yani Erdoğan-Bahçeli iktidarının kazançları: -        *   MHP lideri Bahçeli’nin Meclis’te DEM’li milletvekillerinin ellerini sıkmasıyla başladığı öne sürülen   ve daha sonra özellikle Bahçeli’nin demeçleriyle uygulanan proje, Kürt cenahında büyük umutlar yarattı. Bu kesim, Öcalan’ın açıklamalarıyla birlikte Kürt muhalefetinin önemli bir kesimini rejimin yanına çekti. -         *  Proje, DEM ile ana muhalefet partisi CHP’nin arasının açılmasını hızlandırırken, geniş Kemalist ve...

16 SORU

  *Kürt Meselesi konusunda Türkiye’de ve Suriye’de tam anlamıyla bir şeffaflık ve sağlam bilgi az. Kanaat, tahmin ve dilekler çok. Ayrıca ateşli bir tartışma daha doğrusu kapışma var. Üstelik her şey çok hızlı gelişiyor. Yine de işin ana hatları bir ölçüde ortaya çıkmış durumda. Sakinleşip efendice tartışabilsek...   Ragıp Duran Türkiye’deki ‘’Barış ve Toplumsal Demokrasi’’ projesi diğer adıyla ‘’Terörsüz Türkiye’’ girişiminin gidişatı   ile Suriye’deki Şam rejimi ile SDG arasındaki ihtilaflar konusunda kamuoyunda ama özellikle sosyal medyada çok sert bir tartışma sürüyor. Taraflar, eleştirinin çok ötesinde hakaret ve küfürlerle olağanüstü bir kutuplaşma yaratıyor. Öcalan, PKK ve DEM yöneticilerine keza SDG yönetimine yönelik çok ağır ithamlar havada uçuşuyor. Öte yandan da Öcalan’la ve Mazlum Abdi ile hemfikir olmayanlar, bu iki siyaseti eleştiren kesim linç edilmenin eşiğinde. Türkiye ve Suriye’deki gelişmeler, özellikle Kürt dünyasının gençlik kesiminde fevka...