Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Beş Fotograf Beş KIsa Okuma

  Ragıp Duran ·       Bir metin okurken sadece su yüzüne çıkan kelimelerin anlamıyla yetinirsek metni anlayamayız/kavrayamayız. Keza herhangi bir görsele yönelik sıradan/düz bir bakış da o görselin anlamını bize veremez. Kazımak, deşmek, sökmek, derini okuyup dibe bakmak lazım. Sokakta yürürken, sağda solda gezerken gözüme çarpan güzel, ilginç, aykırı, çıkıntı görüntüleri cep telefonuyla hemen kaydederim. Hollandalı semiolog Teun A. Van Dijk’ın geliştirdiği ‘’Eleştirel Söylem Tahlili’’ yöntemi, bir metni önü arkası, sağı solu, geçmişi geleceği perspektifleriyle okumaya dayanıyor. Metnin sosyolojisini, ideolojisini deşiyor, arkeolojisini çıkarıyor. John Berger de, benzeri bir yöntemi görsel malzemeler, fotograflar, resimler, tablolar üzerinden yapıyor. İkisinin amacı aynı: Okunanın/söylenenin ya da gösterilenin ötesini görmeye, göstermeye, anlatmaya çalışmak. Çünkü hiç bir nesne, hiç bir görüntü, hiç bir metin sadece   bizim gördüğümüzden/okud...
En son yayınlar

Olmaya düşünmek cihanda bir nefes sıhhat gibi

  Ragıp Duran ·      ‘’Zenginler, istedikleri mesajları fakirlere iletmek amacıyla medya organları satın alır’’ demişti Bourdieu. Biz bu nedenle aktüaliteye fazla yüz vermeyelim. Arkasına, dibine bakalım. Hocam merhaba... Nasılsınız? İyiyim teşekkür ederim. Sen de iyisin değil mi? Sağolun iyiyim. Yalnız gündem bu aralar yine çok yoğun. Bir yandan Yeni Parti’deki gelişmeler bir yandan Çerçeve Yasa meselesi... Ne diyorsunuz bu konularda? Daha önce söylemiştim. Gündeme takılıp kalmayalım. Çünkü gündemdeki konuları doğru dürüst kavrayabilmek için bile öncelikle sağlam, derin bir düşünme, değerlendirme ve eleştiri kültürüne, bu alanlarda güçlü bir arka plan bilgisine sahip olmak lazım. Yoksa iş kahve muhabbetine döner. Fransızcada ‘’Politique politicienne’’ (Politikacı siyaseti) diye bir deyim var. Kendi çıkarları için, kısır çekişmeler, yüzeysel atışmalar anlamında. Nedir bu ‘’Sağlam, derin bir düşünme, değerlendirme ve eleştiri kültürü’’ dediğiniz? ...

Ben sizin sürünüzden ayrılan koyun değilim!

Yayınlanan bir yazım ile 8 kelimelik bir cümlem  sosyal medyada acaip bir şekilde yaygınlaştı ve farklı tepkilere yol açtı. Her mesaja cevap verecek halim yok. Ama altı noktaya açıklık getirmek isterim. Ragıp Duran Son zamanlarda yayınlanan R.Çakır’ın D.Kalkan’la söyleşisine yönelik eleştirimle T.Tatari’nin A.Dicle yazısı hakkında X’de yazdığım 8 kelimelik bir cümle, sosyal medyada çok gürültü kopardı. Onbinlerce yurttaş bu iki yazıyı beğendiğini gösterirken çok sayıda sosyal medya kullanıcısı da linç derecesine varan küfür ve hakaretlerle karşılık verdi. Kimseye yanıt vermek, muarızlarımı ikna etmek durumunda değilim. Zaten ilke olarak, trollere ve küfür yazıcılarına yanıt vermemek gerekir. Ama özgürce ve efendice siyasi fikir ya da mesleki tartışma yapmak isteyenler için bir kaç konuya açıklık getirmek istiyorum. Ben politikacı değilim, gazeteciyim. Dolayısıyla benim oy toplamak, tık kazanmak diye bir amacım yok. Tanıklık ettiğim olayları, gördüğüm duyduğum, okuyup araştırdığ...

İki Günde Beş Müze

·       İnsan gezdikçe çok şey öğreniyor. Müzeler sadece geçmişi değil bugünü hatta yarını da gösteriyor. Bilgiyi ve fikriyatımızı zenginleştiren iki edim de, okumak ve kıyaslama yapmak değil mi? Ragıp Duran Hocam merhaba...Nasılsınız? Sağol iyiyim.Sen? Ben de iyiyim. Sizde bugün böyle dinlenmiş, huzurlu hatta esmerleşmiş bir görüntü var. Evet. Bir hafta boyunca, Peloponez’in kuzeyinde, Merkezi Yunanistan bölgesinde arkadaşım Yorgo’nun yazlık evinin bulunduğu Galaxidi ve çevresinde tatildeydim. Çok güzel geçti. Yediğiniz içtiğiniz sizin olsun, derler. Gezip gördüğünüz yerleri anlatmak ister misiniz? İsterim tabi. Bak mesela galiba ben de yavaş yavaş müzelik olmaya başladığım için bu gezide 2 günde 5 müze gezdik.                                                        Lord Bayron Müzesi Bahçesi Delfi Müzesi   ...

Kalkan-Çakır Söyleşisi Üzerine

  ·      Bugün Türkiye’de gerçek anlamda bağımsız, özgür gazetecilik yapılabiliyor mu?   Söyleşinin, haber, yorum, incelemeden ne gibi farkları olmalı? Kalkan-Çakır söyleşisini değerlendirmeye çalıştım. Ragıp Duran Ruşen Çakır’ın Medyascope’da yayınlanan Duran Kalkan söyleşisini yeni izleyebildim. Çakır, söyleşinin yarattığı tartışmalar hakkında da bilahare kısa bir video çekti ve bazı eleştiriler konusundaki görüşlerini yayınladı. Konunun kalbine inmeden başlangıçta iki noktaya dikkat çekmek istiyorum: ·        Türkiye’de halihazırda, yani tüm medya organlarının neredeyse yüzde 90’ı iktidarın denetiminde iken, halen 13 gazeteci hapiste, onlarcası da kovuşturma altında iken, çok sayıda gazeteci de sürgüne çıkmak zorunda kalmışken,  rejimden farklı düşünenler bir X mesajı nedeniyle sorgulanıp gözaltına alınıyorsa, Türkiye’de gazetecilikten söz edilemez. Çakır’ın söyleşisi iyi gazetecilik mi kötü gazetecilik m...

Ayyy İçim Sıkılıyor!

  ·      İran’a yönelik ABD saldırısı, Butlan, Terörsüz Türkiye, ekonomik sıkıntılar yetmezmiş gibi bir çok insan da şahsi dertlerle boğuşuyor. N’aapcıcazzz? Ragıp Duran Hocam merhaba...   Merhaba. Hayrola ne oldu? Yüzün bembeyaz. Çok yorgun görünüyorsun. Karadeniz’de gemilerin mi battı? Sormayın hocam, son 2 haftada başıma olmadık felaketler geldi. Mahvoldum. Yıkılmak üzereyim, çöktüm. Kendini iyi hissetmiyorsan bu hafta erteleyelim sohbeti. Yok yok ertelemeyelim. O zaman yer değiştirelim, ben sorayım sen cevap ver. Olur mu? Olur hocam. Buyurun. Şu ‘’Başına gelen olmadık felaketleri’’ anlatmak ister misin? Hangisinden başlasam? Bizim hanım boşanma kararı almış. Sebebini sordum. ‘’Canım öyle istiyor’’ dedi, kesti attı. Ben de üzerine gidemedim. Teyzemde son check-up’da kanser çıktı. Teknik bir yanlışlık nedeniyle banka, hesabımı bloke etmiş, kredi kartımı da kullanamıyorum. Bütün bunlar son 2 hafta içinde mi oldu? Evet maalesef. Bu ka...