Ragıp Duran · ‘’Zenginler, istedikleri mesajları fakirlere iletmek amacıyla medya organları satın alır’’ demişti Bourdieu. Biz bu nedenle aktüaliteye fazla yüz vermeyelim. Arkasına, dibine bakalım. Hocam merhaba... Nasılsınız? İyiyim teşekkür ederim. Sen de iyisin değil mi? Sağolun iyiyim. Yalnız gündem bu aralar yine çok yoğun. Bir yandan Yeni Parti’deki gelişmeler bir yandan Çerçeve Yasa meselesi... Ne diyorsunuz bu konularda? Daha önce söylemiştim. Gündeme takılıp kalmayalım. Çünkü gündemdeki konuları doğru dürüst kavrayabilmek için bile öncelikle sağlam, derin bir düşünme, değerlendirme ve eleştiri kültürüne, bu alanlarda güçlü bir arka plan bilgisine sahip olmak lazım. Yoksa iş kahve muhabbetine döner. Fransızcada ‘’Politique politicienne’’ (Politikacı siyaseti) diye bir deyim var. Kendi çıkarları için, kısır çekişmeler, yüzeysel atışmalar anlamında. Nedir bu ‘’Sağlam, derin bir düşünme, değerlendirme ve eleştiri kültürü’’ dediğiniz? ...
Yayınlanan bir yazım ile 8 kelimelik bir cümlem sosyal medyada acaip bir şekilde yaygınlaştı ve farklı tepkilere yol açtı. Her mesaja cevap verecek halim yok. Ama altı noktaya açıklık getirmek isterim. Ragıp Duran Son zamanlarda yayınlanan R.Çakır’ın D.Kalkan’la söyleşisine yönelik eleştirimle T.Tatari’nin A.Dicle yazısı hakkında X’de yazdığım 8 kelimelik bir cümle, sosyal medyada çok gürültü kopardı. Onbinlerce yurttaş bu iki yazıyı beğendiğini gösterirken çok sayıda sosyal medya kullanıcısı da linç derecesine varan küfür ve hakaretlerle karşılık verdi. Kimseye yanıt vermek, muarızlarımı ikna etmek durumunda değilim. Zaten ilke olarak, trollere ve küfür yazıcılarına yanıt vermemek gerekir. Ama özgürce ve efendice siyasi fikir ya da mesleki tartışma yapmak isteyenler için bir kaç konuya açıklık getirmek istiyorum. Ben politikacı değilim, gazeteciyim. Dolayısıyla benim oy toplamak, tık kazanmak diye bir amacım yok. Tanıklık ettiğim olayları, gördüğüm duyduğum, okuyup araştırdığ...