Devrik Sultan’ın özel doktoru Atıf Hüseyin Bey’in güncesi Abdülhamid’in sürgün günlerini anlatırken, Padişah’ın kültür, bilgi ve siyasi tahlil yeteneği konularındaki düzeyini faş ediyor. Ulu Hakan sanki... Ragıp DURAN Selanik ve İttihat Terakki konularını ayrıntılı olarak öğrenmek için son olarak Abdülhamid’in özel doktoru Atıf Hüseyin Bey’in günlüğünü okudum.(Sultan Abdülhamid’in Sürgün Günleri - Hususi Doktoru Atıf Hüseyin Bey’in Hatıratı, Derleyen M. Metin Hülagü, Pan Yayınları, 2003, 374 s.). Abdülhamid konusunda resmi ideolojinin kalemleri onu göklere çıkaracak kadar öven eserler kalame almış: Necip Fazıl Kürek’ten Yılmaz Öztuna’ya Talha Uğurluel’e kadar bir çok yazar-araştırmacı tek yanlı değerlendirmelerle dolu kitaplarda Ulu Hakan’ı yere göğe koyamıyor. İstibdat dönemindeki zulüm ve baskılar konusunda ise İttihatçi iki gazeteci Muhittin Birgen ve Mustafa Asım Çalıkoğlu’nun anılarda onlarca örnek mevcut. Abdülhamid’in iki kızı Ayşe Osmanoğlu ve Şadiye Osmanoğlu...
*Kürt Meselesi konusunda Türkiye’de ve Suriye’de tam anlamıyla bir şeffaflık ve sağlam bilgi az. Kanaat, tahmin ve dilekler çok. Ayrıca ateşli bir tartışma daha doğrusu kapışma var. Üstelik her şey çok hızlı gelişiyor. Yine de işin ana hatları bir ölçüde ortaya çıkmış durumda. Sakinleşip efendice tartışabilsek... Ragıp Duran Türkiye’deki ‘’Barış ve Toplumsal Demokrasi’’ projesi diğer adıyla ‘’Terörsüz Türkiye’’ girişiminin gidişatı ile Suriye’deki Şam rejimi ile SDG arasındaki ihtilaflar konusunda kamuoyunda ama özellikle sosyal medyada çok sert bir tartışma sürüyor. Taraflar, eleştirinin çok ötesinde hakaret ve küfürlerle olağanüstü bir kutuplaşma yaratıyor. Öcalan, PKK ve DEM yöneticilerine keza SDG yönetimine yönelik çok ağır ithamlar havada uçuşuyor. Öte yandan da Öcalan’la ve Mazlum Abdi ile hemfikir olmayanlar, bu iki siyaseti eleştiren kesim linç edilmenin eşiğinde. Türkiye ve Suriye’deki gelişmeler, özellikle Kürt dünyasının gençlik kesiminde fevka...