· İran’a
yönelik ABD saldırısı, Butlan, Terörsüz Türkiye, ekonomik sıkıntılar yetmezmiş
gibi bir çok insan da şahsi dertlerle boğuşuyor. N’aapcıcazzz?
Ragıp Duran
Hocam merhaba...
Sormayın hocam, son 2
haftada başıma olmadık felaketler geldi. Mahvoldum. Yıkılmak üzereyim, çöktüm.
Kendini iyi
hissetmiyorsan bu hafta erteleyelim sohbeti.
Yok yok ertelemeyelim.
O zaman yer
değiştirelim, ben sorayım sen cevap ver. Olur mu?
Olur hocam. Buyurun.
Şu ‘’Başına gelen
olmadık felaketleri’’ anlatmak ister misin?
Hangisinden başlasam?
Bizim hanım boşanma kararı almış. Sebebini sordum. ‘’Canım öyle istiyor’’ dedi,
kesti attı. Ben de üzerine gidemedim. Teyzemde son check-up’da kanser çıktı.
Teknik bir yanlışlık nedeniyle banka, hesabımı bloke etmiş, kredi kartımı da
kullanamıyorum.
Bütün bunlar son 2 hafta
içinde mi oldu?
Evet maalesef. Bu kadar
sorunun altında kaldım yani...
Eşinle ilişkiler senin
mahremine girer. Bu konuda bana söz düşmez. Teyzene destek olup tıp sayesinde
iyileşeceğini söyleyip ona moral
verirsin. Benim çok doktor arkadaşım var. İhtiyacın olursa söylersin, onları
devreye sokarız. Bankayla meseleni de en kısa zamanda çözersin umarım.
Sağolun hocam. Ama benim
başımda bu sözünü ettiğim üç felaketten başka dertler de var.
Senin durumun giderek
Türkiye’nin durumuna benzemeye başlamış. Başka ne oldu?
Hocam bizim hanımın,
artık galiba ex demem gerekir...
Ex, tıp dilinde ölü
demek biliyorsun.
Biliyorum. Vazo kırıldı.
Gönlümde o artık bir ölü. Ex’i iki anlamıyla da kullandım kasıtlı olarak.
Eee n’olmuş ex’e?
Bunun bir kardeşi var. 5
yıl önce üniversiteyi bitirdi. O zamandan beri çalışmıyor. İnternet’te iş
başvuruları yapıyormuş ama hiç olumlu cevap alamamış bugüne kadar. Bizim evde
yaşıyor. Bütün masraflarını ben karşılıyorum. Ablasıyla ayrılacağımızı
öğrendiğinde ‘’Enişte bana artık bir ev kiralarsın herhalde’’ demez mi?
Onu da ex ilan et bence!
Hocam ben aslında bütün
bunları burada sizinle konuşmamızı bile
yadırgıyorum. Siz sordunuz diye anlattım. Yoksa burası aslında kamusal bir
alan. Kişisel, özel sorunların sergilendiği bir mecra olmaması lazım. Herkesi,
yurttaşların önemli bir bölümünü, kamuyu ilgilendiren sorunları gündeme
getirmemiz lazım bizim.
Teorik olarak haklısın
belki ama kişisel/özel sorunların kamusal meselelerden tamamen bağımsız, ondan
kopuk olmadığını da biliyoruz. Bak şimdi işin medya ve medyaya yansıtılmasına
gelince, eskiden gazetelerde, dergilerde, radyo ya da TV’lerde bu tür konular
gündeme pek gelmezdi. Eskiden derken İnternet öncesi günlerden söz ediyorum.
Oysa ki bugün bak sosyal medyaya herkes içini döküyor, gönlünden geçenleri
yazıyor, mahrem konularını bile anlatıyor.
Neden acaba?
Çünkü sosyal medya
ortamında artık herkesin kendini ifade etmesi mümkün. Çok derin siyasi
analizlerden regl günlerine kadar isteyen istediğini yazabiliyor mesajlarında.
Herkesin kendi özel gazetesi var artık. İstediği konuyu manşete çekebiliyor.
Peki iyi bir şey mi bu?
İyi ya da kötü demedim.
Sadece bir gözlem yaptım. Yurttaşların böyle bir özgürlüğü varsa isteyen
istediğini yazabiliyorsa bu herhalde iyi bir şey. Yazılanlara bakmak lazım.
Dedikodu mu, yalan haber mi, nefret söylemi mi, barışçı bir mesaj mı, kimseyi
ilgilendirmeyen çok özel ve mahrem bir bilgi mi?
Hocam başıma gelen
felaketler bitmedi.
Başka ne oldu?
Konsolosluktan vize
talebim vardı. Daha önce iki kez 2’şer yıllık vize vermişlerdi. Aracı kurum
randevu tarihini de verdi. Sonuç geldi: ‘’Dosyanızda belirttiğiniz bilgiler vize verilmesi için yeterli
değildir. Talebiniz red edilmiştir’’. Yandım çünkü bu iş Schengen genel
şebekesine bağlıymış. Bundan sonra hiç bir yerden vize alamayacakmışım.
Geçmiş olsun. Belki bir
çaresi bulunur. AB ülkeleri, Ankara Suriyeli Cihatçılara yeşil hatta kırmızı
pasaport verdiği için ay yıldızlı pasaportlara aşırı itina ile yaklaşıyor, çok
da haksız değiller. Biliyorsun devletlerarası ilişkilerde biz yurttaşların
değil hükümetlerin sözü geçiyor. Muhatap yani aktör hükümet. Gerçi AB ülkelerinin bu vize rejimini daha
uygun hale getireceklerine dair bir haber okumuştum ama bilinmez... Vize
meselesi zaten şahsi bir mesele değil. Senin konumunda çok insan var.
Hocam sağolun. Belki
sizin genel tutumunuza oranla biraz fazla iyimser buldum ama söyledikleriniz
iyi geldi bana. Teşekkür ederim.
İçimden geçeni söyledim.
Bence sen şimdi kendine kısa ama güzel bir tatil ayarla. Sahilde evi olan bir
arkadaşının yanında uzun bir hafta sonu geçir. Döndüğünde maddi manevi
ağırlıkların azalır, ya da azalmış gibi hissedersin.
Çok iyi fikir. Hemen
uygulayacağım.
(SON/RD)
Yorumlar