Ana içeriğe atla

VURDULAR, BOMBALADILAR, YASAKLADILAR AMA KIRAMADILAR…


Vay canına demek ki 20 yıl olmuş!
Oysa ki dün gibi hatırlıyor insan. Ape Musa’nın köşe yazılarını, Diyarbakır bürodan gelen haberleri, daha da güneyden gelen röportajları, fotografları…
Özgür Gündem, Türkiye basın tarihinde bir milat. Çünkü 1925’den 20 yıl öncesine susturulan, bastırılan, kargılanan Kürtlerin, Kürtlüğün, özgürlüğün sesi olmak istedi. Kâh başardı kâh yetersiz kaldı. Ama elinden geleni yaptı. Bu nedenle de muhabirlerini, yazarlarını, yöneticilerini hatta dağıtıcılarını vurarak öldürdüler, binasını bombaladılar, yasakladılar.
Derin Devletin karanlık silahlı adamları da cüppeli görevileri de, Beyaz ve Gri Türk ve Kürt  çakma gazeteci ve yazarlar, Özgür Gündem’i kıramadı. Dünya basın tarihinde bu kadar saldırıya uğrayan bir gazete yok. Bu gazete bugün hala yayınlanabiliyorsa değeri bilinmeli.
20 yıl sonra Özgür Gündem Diyarbakır’da mı yayınlanır?

(Özgür Gündem Gazetesinin 20. yaş dönümü nedeniyle
ilk Genel Yayın Yönetmeni Ragıp Duran'ın görüşü)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kalkan-Çakır Söyleşisi Üzerine

  ·      Bugün Türkiye’de gerçek anlamda bağımsız, özgür gazetecilik yapılabiliyor mu?   Söyleşinin, haber, yorum, incelemeden ne gibi farkları olmalı? Kalkan-Çakır söyleşisini değerlendirmeye çalıştım. Ragıp Duran Ruşen Çakır’ın Medyascope’da yayınlanan Duran Kalkan söyleşisini yeni izleyebildim. Çakır, söyleşinin yarattığı tartışmalar hakkında da bilahare kısa bir video çekti ve bazı eleştiriler konusundaki görüşlerini yayınladı. Konunun kalbine inmeden başlangıçta iki noktaya dikkat çekmek istiyorum: ·        Türkiye’de halihazırda, yani tüm medya organlarının neredeyse yüzde 90’ı iktidarın denetiminde iken, halen 13 gazeteci hapiste, onlarcası da kovuşturma altında iken, çok sayıda gazeteci de sürgüne çıkmak zorunda kalmışken,  rejimden farklı düşünenler bir X mesajı nedeniyle sorgulanıp gözaltına alınıyorsa, Türkiye’de gazetecilikten söz edilemez. Çakır’ın söyleşisi iyi gazetecilik mi kötü gazetecilik m...

Kürt Siyaseti Rojava ve Bakur’da neden yenildi?

·    Hiç bir yenilgi sadece ve münhasıran dış faktörlerle açıklanamaz. ‘’Süreç’’ Türkiye’de bugün çıkmazda, Rojava saldırı altında. Kürt siyaseti   Türkiye’de ve Suriye’de neleri yap(a)madı? Ragıp Duran   Kamuoyunda özellikle sosyal medyada yoğun, keskin, çok katılımlı, ne yazık ki biraz kaotik ve çoğu zaman ağır hakaretler içeren şiddetli ‘’tartışmalar’’ sürüyor. Kürtlerin önemli bir kesiminde, özellikle gençlerde büyük bir infial var. Öcalan’ın Ankara rejimi ile uzlaşması, DEM yönetiminin somut siyasi gerçeklerden kopuk açıklama ve tutumları ile SDG’nin Kuzey Suriye’de egemenliği altındaki toprakların üçte birinden fazlasını kısa süre içinde Ahmet El Şaraa rejimine kaptırması Kürt dünyasında hayal kırıklığı ve öfke yarattı.   Konu Türkiye’de ‘’Barış’’. ‘’Toplumsal Demokrasi’’     ile başlamışken bugün vardığı aşamada ‘’saç örme’’ ve Bahçeli’ye ‘’Kilim hediye etmeye’’ vardı. Suriye’de ise ‘’Demokratik Konfederalizm’’, ‘’Özyönetim’’, ‘’ekoloji’...

Arpa ambarındaki kötü niyetli tavuklar

·      İktidarın tasarlayıp uyguladığı Terörsüz Türkiye projesine büyük bir hevesle destek veren Öcalan-Kandil-DEM kutbu artık rejimin organik bir parçası haline geldi. Bu üçlü, yenilgi ve teslimiyeti gizleyip meşrulaştırmak için ama esas olarak rejimin bir aparatı haline geldiğini saklamak için saçma sapan parendeler atıyor, ama artık söz, girişim ve inandırıcılık imtiyaz ve egemenliğini kaybetti. Ragıp Duran Terörsüz Türkiye Sürecinin bir cenahı, gerçeklerden neredeyse tamamen kopmasına rağmen toz pembe manzaralar görmeye ve üretmeye devam ediyor. Üstelik, rejim, amaç ve niyetini her gün bas bas bağıra çağıra ilan ederken, sürecin anti-demokratik hatta faşist cemali ortaya çıkarken, tavuklar rejimin bir aleti olduklarının su yüzüne çıkmasını önlemek için fantastik ve fantezist ‘’paradigmalarını’’ giderek akıl almaz düzeye çıkartıyor. Dr. Qasimlo, Mahabad Çarçıra Meydanında mitingde halka seslenirken halk; "Bijî Qasimlo! Bijî Qasimlo!" diye haykırmaya başlaması...