Ana içeriğe atla

Kayıtlar

hasan can kaya aramasıyla eşleşen yayınlar gösteriliyor

Konuşanlar/Hasan Can Kaya : MAHREMİYET SOSYOLOJİSİNİN LUMPEN LABORATUARI

  * Popüler kültürün en gözde yapımlarından biri olan ‘’Konuşanlar’’ eğlence-mizah örtüsüyle, kırsal/kenar mahalle ilişkilerinden, 20-40 yaş grubu mensuplarının şahsi halet-i ruhiyesine kadar ilginç bir çok veriyi gözler önüne seriyor. Ama…   Ragıp Duran Televizyon artık herhalde en yaygın mecra olmaktan çıktı. Çünkü adı büyük çapı dar televizyon kanalları bile izleyicilere esas olarak masaüstü, dizüstü bilgisayarlardan, tablet ve cep telefonlarının ekranlarından ulaşıyor. Dolayısıyla izleyici yeni bir zaman boyutunda, ya da kurum ve yurttaş için sabit olmayan bir zaman diliminde,   istediği yer ve zamanda görmek istediği programı seyredebiliyor. Oysa ki eskiden belirli bir saatte evde, kahvede ya da işyerinde TV ekranının karşısında olmak zorundaydık. Bu durum bir yandan izleyiciye belirli bir özgürlük sağlıyor, çünkü istediği programı, istediği zaman, istediği yerde seyredebiliyor ama bir yandan da eskiden sayısı belli, yani sınırlı sayıdaki TV kanal sayısının onlar...

Neo-lib 3 ayağa kalkçıyla meddah arkadaşımız

·       Mizah gösterisinde kimi, nasıl ve neden hedef alacaksın? Bol küfürlü ve belden aşağıya söylem çok mu komik? Max, Redouane, Kaya o tarafta, Göktaş bizim tarafta: Rejim korkuyor gülümsemelerden. Ragıp Duran Max                                                         Kaya                                         Redouane Hocam merhaba, bu başlık ne ifade ediyor? ‘’Neo-liberal   3 stand-up komedyeni ile yerli bir öykü anlatıcı’’ demek istedim. Stand-up yerine ‘’ayağa kalkçı’’ demeniz, bana ‘’süt liman’’ kelimesinin ‘’Milk port’’ diye tercüme edilmesini hatırlattı. Bakıyorum hemen havaya girdin. Mizah kanalına geçtin bile! Ama bak İngilizcedeki stand up sözcüğünün...

90'larda Medya ve Kürtler

Aşağıdaki söyleşi Toplum ve Kuram dergisinin Bahar 2014 tarihli 9. sayısında yayınlandı. Toplum ve Kuram:  Doksanlara gelmeden önce, 12 Eylül darbesi ile değişen iktidar-medya ilişkisini nasıl anlamak gerekiyor? Aslında doksanlara ve bugüne kadar gelen; medyanın holdingleşmesi, haber alma özgürlüğünün aşama aşama sermaye-devlet kıskacına sıkışması bu dönemde başlıyor. Seksenlerden bugüne kabaca bir dönemselleştirme yapmak gerekse, nasıl bir çerçeve ortaya koymalı?  Ragıp Duran :  12 Eylül'den hatta daha da öncesinden başlamak gerekebilir. Türkiye'de ilk gazete 1831'de  yayına başladı. O dönemin gazetelerine, medya mülkiyetine baktığımızda, 19. yüzyılda iktidarla matbuat arasındaki ilişkileri görebiliriz. Bu alanda, konuyu daha iyi değerlendirmek için, Batı’daki durumla kıyaslama yapalım. Ben 1983-1987 yılları arasında Londra'da, BBC’de çalışıyordum. 1985 yılının Ocak ayında   London Times  gazetesi kuruluşunun  200. yılını kutlad...