4 Eylül 2015 Cuma

Bir Fotograf Üzerine Tartışma

Bir fotograf neden yayınlanır? Ya da yayınlanmaz?
Birinci koşul, fotografın bir gerçeği temsil etmesi. İkinci olarak haber değeri taşıması. (Kamu yararı). Her gerçek, haber değeri taşımadığı gibi, her gazetenin kendine has haber değerlendirmesi vardır. 
Cumhuriyet, sanırım ilk iki koşulun yerine geldiğine kanaat getirmiştir. Ne var ki, nihai olarak, bir fotografı yayınlanma kararı sadece bu iki koşulla sınırlı tutulamaz. Çünkü gerçek de olsa, haber değeri de olsa, bazı fotograflar çok çeşitli nedenlerle, editörler tarafından yayınlanmayabilir. Bu nedenler arasında siyasi, ideolojik, mesleki, vicdani, insani sebepler sayabiliriz.
Sözkonusu fotograf yürek burkuyor, savaştan, mülteci dramından bir nebze haberi/bilgisi olan herhangi bir insanın kaldıramayacağı kadar ağır bir fotograf. Sahile vurmuş bu cocuk  cesedi, duyguları ayaklandıracak, isyanı tetikleyebilecek bir fotograf. Devletlerin, kurumların belki de kendisine gelmesini sağlayabilecek bir resim. Ama aynı zamanda okurları  fiziken, ruhen  çökertebilecek bir resim.  
Bir fotografın yayınlanması için önemli koşul ve gerekçelerden biri de, yazıyla anlatılamayacak gerçeklerin aktarılması. Bu kare bir açıdan bu koşula, bu gerekçeye karşılık veriyor.
Batı Avrupa’da bir çok gazete bu fotografı birinci sayfadan hem de kocaman yayınladı. Batı kamuoyuna mülteci dramını aktarmak belki de onları seferber etmek için. Yayınlayan medyayı ben şahsen kınayamam.
Yayınlamayanlar da oldu. Onların da gerekçesi var: Vicdanımız el vermedi. Bu dramı duygusal yoldan, coçuk cesedi ile daha da fazla yaygınlaştırmayalım. Bir de özel hayat meselesi var. Doğru dürüst bir şekilde mülteci krizini izleyip aktaralım. Okurlarımızı yazıyla bilgilendirelim.
İnternet dünyasında bir sorun var: Siz, çeşitli haklı sebeplerle bu fotografı yayınlamasanız bile, sizin okurlarınız bu fotografa bir şekilde ulaşıyor. Üstelik yayınlanmamış bir fotograf daha da cazip hale geliyor, okur gidip başka medya organlarında bu fotografı arıyor.
Ama yayınlamayan medya organları da hem ilkeli tutumlarını sergilemiş oluyor, hem de gazetecilikte Vicdan’ın önemini.

* Bu metnin kısa bir versiyonu 04.09.2015 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlandı



Hiç yorum yok: